Hızırbey

Hızırbey Haber Portalı

07:46, 20 Mayıs 2019 Pazartesi
YETİM ABDULLAH
YETİM ABDULLAH

YETİM ABDULLAH

Abdullah üzüntüsünden Peygamberimizi tanıyamamıştı.


YETİM ABDULLAH

PEYGAMBER’İMİZ İLE YETİM ABDULLAH

Abdullah küçük yaşta iken, bir savaşta babasını kaybetmişti. Annesi yeniden evlenince üvey baba, Abdullah'ı istememişti. Ve Abdullah sokaklarda sahipsiz kalmıştı. Dertliydi. Yardımsever halkın verdikleriyle karnını doyurabiliyordu. Arkadaşları gülüp oynarken, o, bir köşede oturur, başını elleri arasına alır, düşüncelere dalardı.

Bir bayram günü, Abdullah yine böyle bir kenara oturmuş, başını ellerinin arasına almıştı. Cıvıldaşan çocuklara bakıp ağlıyordu. Üstü başı lime lime idi. Gömleği belki kırk yerden yamanmıştı. Üstelik sabahtan beri yiyecek bir şey de bulamamıştı.

O sırada Peygamberimiz geçiyordu. Oynaşan çocukları seyretmek için biraz durdu. Gülümsedi. Birkaç çocuğu okşadı. Sonra Abdullah'ı gördü. Kenarda durup ağlaması dikkatini çekmişti. Yanına gitti. Ve niçin arkadaşlarıyla oynamadığını, niçin ağladığını sordu.

Abdullah üzüntüsünden Peygamberimizi tanıyamamıştı.

- Babam bir savaşta şehid düştü, anam evlendi. Üvey babam beni istemedi. Yapayalnız kaldım. Ne yiyecek bir dilim ekmeğim, ne giyecek yeni bir gömleğim var. Bu yüzden arkadaşlarıma katılamıyorum.  Peygamber Efendimizin mübarek gözleri doldu.

-   Peki ya Abdullah, dedi, sen Hasan ile Hüseyin'e kardeş olmak istermisin?

Hasan ile Hüseyin, Peygamberimizin torunlarıydı. Abdullah istekle atıldı :

-  Çok isterim.

- Fatıma'ya evlat, Peygamber'e torun olmak ister misin?  Abdullah hemen cevap verdi :

-  Çok isterim.

- Öyleyse yürü bize gidelim, bundan sonra benim torunumsun...

Abdullah ancak o zaman Peygamberimizin karşısında bulunduğunu anladı ve ellerine sarılıp öptü. Birlikte eve gittiler. Abdullah'ın karnı aylardan beri ilk defa güzelce doydu. İlk defa yeni elbiseler giydi  ve, Peygamberimizden izin alıp tekrar çocukların arasına döndü. Ama bu sefer kenardan seyretmiyordu. Oyuna katılmış, onlar gibi hoplayıp zıplamaya başlamıştı. Çocuklar bu değişikliği merak edip Abdullah'a sordular:

-  Ey Abdullah, bir saat önce ağlıyordun, üstün başın dökülüyordu,  şimdi bakıyoruz yeni elbiseler giydin, aramıza katılıp oynuyorsun. Sebebi nedir? Abdullah memnun memnun gülümsedi :

-  Yerimde olsaydınız siz de sevinirdiniz, diye konuştu. Ben. Hz. Ali ile Hz, Fatıma'ya evlad, Hasan ile Hüseyin'e kardeş, Peygamber Efendimize torun oldum.

Çocuklar hasretle iç çektiler. Bir ağızdan şöyle dediler, Keşke biz de senin gibi yetim ve öksüz kalsaydık da, Peygamber torunu olma şerefini kazansaydık. Seni kıskanıyoruz Abdullah,





dosyayi aamadim