Hızırbey

Hızırbey Haber Portalı

21:33, 22 Ağustos 2019 Perşembe
YA BENİM İÇİN ALLAHÜ TEÂLÂYA DUÂ ET
YA BENİM İÇİN ALLAHÜ TEÂLÂYA DUÂ ET

YA BENİM İÇİN ALLAHÜ TEÂLÂYA DUÂ ET

Annesi; "Seni Allah’u Teâlâya emanet ettim. Kendini O'na ver." dedi.


YA BENİM İÇİN ALLAHÜ TEÂLÂYA DUÂ ET

Bâyez'id-i Bistâmî hazretleri... Küçük yaşta iken annesi, kendisini mektebe gönderdi. Bâyezîd hazretleri, büyük bir dikkatle derse devâm ediyordu. Bir gün Kur'ân-ı kerîm okumak için gittiği mektepte, okuduğu bir âyet-i kerîmenin (Lokman sûresi: 14) tesiri ile erkenden eve döndü. Annesi merak edip niçin erken döndüğünü sual edince, şöyle cevap verdi:
"Bir ayet-i kerime gördüm. Allah’u Teâlâ o ayet-i kerimede kendisine ve sana hizmet ve itaat etmemi emrediyor. Ya benim için Allah’u Teâlâya dua et, sana hizmet ve itaat etmem kolay olsun veyahut da beni serbest bırak, hep Allah’u Teâlâya ibâdet ile meşgûl olayım." dedi.

Annesi; "Seni Allah’u Teâlâya emanet ettim. Kendini O'na ver." dedi. Bundan sonra Bâyezîd, kendini Allah’ Teâlâya verdi, emirlerinin hiç birisini yapmakta gevşeklik göstermedi; ama annesinin hizmetini de ihmal etmedi. Annesinin küçük bir arzusunu, büyük bir emir kabul edip, her durumda yerine getirmeye çalışırdı. Çünkü Allah’u Teâlânın emri de böyle idi. Elinde olmadan iki sefer annesinin arzusunu yerine getiremedi. Bu hususu büyük pişmanlık içinde şöyle anlatır:

"Hayatımda yalnız iki defa annemin arzusunu yerine getiremedim. Her defasında mutlaka bana zararı dokundu. Birincide düştüm burnum ezildi. İkincisinde ayağım kaydı düştüm, omzumdaki su testisi kırıldı.
Soğuk ve dondurucu bir kış gecesi idi. Annesi yattığı yerden oğluna seslenip su istedi. Bâyezîd-i Bistâmî hemen fırlayıp su testisini almaya gitti. Fakat testide su kalmamış olduğundan çeşmeye gidip, testiyi doldurdu. Buzlarla kaplı testi ile annesinin başına geldiğinde, annesinin tekrar dalmış olduğunu gördü. Uyandırmaya kıyamadı. O halde bekledi. Nihayet annesi uyandı ve
"Su, su!" diye mırıldandı.
Bâyezîd elinde testi bekliyordu. Şiddetli soğuk tesiri ile eli donmuş, parmakları testiye yapışmış idi. Bu hâli gören annesi;
"Yavrum, testiyi niçin yere koymuyorsun da elinde bekletiyorsun?" dedi.
Bâyezîd-i Bistâmî;
"Anneciğim uyandığınız zaman, suyu hemen verebilmek için testi elimde bekliyorum." dedi.
Bunun üzerine annesi;
"Yâ Rabbî! Ben oğlumdan razıyım. Sen de razı ol!" diye can’u gönülden dua etti. Belki de annesinin bu duası sebebiyle, Allah’u Teâlâ ona evliyalığın çok yüksek mertebelerine kavuşmayı ihsan etti.
Gençlik yıllarında yaptığı bâzı ibâdetlerden zevk alamıyordu. Bu durumu zaman zaman annesine anlatırdı ve yetişmesinde, terbiye edilmesinde bir kusur bulunup bulunmadığını sorardı ve;
"Anneciğim; beni emzirdiğin zaman, benim yüzümden haramdan bir şey aldın mı? İçimde beni Rabbimden alıkoyan bir şey hissediyorum. Fakat neden olduğunu bilmiyorum." derdi.
Annesi uzun bir müddet düşündükten sonra;
"Evlâdım tek şey hatırlıyorum. Sen daha küçüktün. Komşulara oturmaya gitmiştim. Kucağımda iken ağlamaya başladın. Bir türlü susturamadım. Seni susturmak için ocağın üstünde pişmekte olan tarhanaya komşudan izin almaksızın parmağımı batırıp ağzına koydum." dedi. Bunun üzerine annesinden, o komşuya gidip helallik dilemesini istedi. Annesi helallik diledikten sonra yaptığı ibâdetlerden zevk almaya başladı.